YANLIŞ TEDAVİ VE TIBBİ MÜDAHALE TAZMİNATI

Hastanın özel ya da kamuya ait sağlık kuruluşuna başvurmasının ardından, doktor tarafından yapılan tedavinin eksik veya hatalı olması ya da gerekli tedavinin hiç yapılmamış olması, tıbbi uygulama hataları olarak adlandırılmaktadır. Hasta ve hasta yakınlarında tıbbi uygulama hataları nedeniyle meydana gelen zararları tazmin edebilmek için, ilgili kişilerin tazminat davası açma hakları bulunmaktadır. Yaşanan mağduriyete göre açılabilecek davalar; vefat halinde; destekten yoksun kalma tazminatı, sakatlanma halinde; iş gücü kaybı tazminatı ve manevi tazminattır.

Yanlış Tedavi ve Tıbbi Mudahale tazminatı

YANLIŞ TEDAVİ VE TIBBİ MÜDAHALE

Yanlış Tedavinden Kaynaklı Tazminat Davaları

Hastanın özel ya da kamuya ait sağlık kuruluşuna başvurmasının ardından, doktor tarafından yapılan tedavinin eksik veya hatalı olması ya da gerekli tedavinin hiç yapılmamış olması, tıbbi uygulama hataları olarak adlandırılmaktadır. Hasta ve hasta yakınlarında tıbbi uygulama hataları nedeniyle meydana gelen zararları tazmin edebilmek için, ilgili kişilerin tazminat davası açma hakları bulunmaktadır.

Mağdur tarafın tıbbi uygulama hatası nedeniyle tazminat davası açabilmesi için, tıbbi uygulama hatasında doktorların, sağlık personelinin veya ilgili sağlık kuruluşunun kusuru bulunması gerekmektedir.

Yaşanan Mağduriyete Göre Açılabilecek Davalar

1.Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Vefat Halinde)

Yanlış tedaviden kaynaklı vefat halinde, vefat eden kişinin yakınları, vefat edenin maddi desteğinden yoksun kalırlar. Yoksun kalınan maddi desteğin elde edilmesi için, vefat edenin yakınları tarafından talep edilebilecek tazminat türüne, destekten yoksun kalma tazminatı denilmektedir.

Vefat edenin annesi, babası, eşi, 18 yaşından küçük erkek çocukları, 22 yaşından küçük kız çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu başka kimseler örneğin resmi nikahı bulunmayan eşi destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmektedir. Bazı özel durumların varlığı halinde, 18 ve 22 yaşından büyük çocuklar da destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dava, tıbbi uygulama hatasında kusuru bulunan doktor, sağlık personeli ve ilgili sağlık kurumuna karşı açılmaktadır.

2. İş Gücü Kaybı Tazminatı

Tıbbi uygulama hatalarından kaynaklı olarak, kalıcı olarak iş gücü kaybına uğrayan (sakatlık geçiren) kişilerin, yaşadıkları zorlukların bir nebze giderilmesi için bu kişilere tazminat hakkı tanınmıştır. Bu tazminata, iş gücü kaybı tazminatı denilmektedir.

Tıbbi uygulama hatasından kaynaklanan tazminat davalarında mağdur kişinin hak kazanacağı tazminat miktarı, mağdurun iş gücü kaybı oranına göre hesaplanmaktadır. Bu nedenle, iş gücü kaybına uğrayan (sakatlanan) kişinin, yetkili sağlık kurumlarından kalıcı iş gücü kaybı raporu alması gerekmektedir.

İş gücü kaybına uğrayan (sakatlanan) mağdur, iş gücü kaybı tazminatı, sağlığına kavuşabilmek için gerekli tedavi giderlerini ve bu süreçte yapılacak tüm masrafları (yol, konaklama, ilaç ücretleri ve benzeri tüm masrafları) da ilgili kişi ve kurumlardan talep etme hakkına sahiptir. Bahsi geçen tazminat davası, tıbbi uygulama hatasında kusuru bulunan doktor, sağlık personeli ve ilgili sağlık kurumuna karşı açılmaktadır.

3. Manevi Tazminat

Tıbbi uygulama hatalarından kaynaklı vefat halinde vefat eden veya sakatlanan kişinin, yakınlarının, kazadan sonra yaşadıkları elem ve ıstıraplarını bir nebze azaltmak amacıyla talep edebilecekleri tazminat türüne, manevi tazminat denilmektedir. Manevi tazminat davaları, tıbbi uygulama hatasında kusuru bulunan doktor, sağlık personeli ve ilgili sağlık kurumuna karşı açılmaktadır.

Zamanaşımı süreleri

Tıbbi uygulama hatası nedeniyle, mağdurun vefat etmesi halinde açılacak davalar, 15 yıllık zamanaşımına tabidir. Tıbbi uygulama hatası nedeniyle, mağdurun iş gücü kaybına (sakatlanan) uğraması halinde açılacak olan davalar ise, 8 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yukarıda belirtilen tazminat türlerine hak kazanmak isteyen mağdurların, belirtilen sürede mutlaka dava açması gerekmektedir. Söz konusu süreler içerisinde davaların açılmaması halinde, mağdurların dava açma hakkı ortadan kalkmaktadır.